Zaman Baskısı .

Vücut diliniz önemlidir.

“Vücut hareketlerinin anlamları, kültürden kültüre değişir, Dille ilgili sorun yaşıyorsanız, vücut dilini kullanmak kolaydır. Ama dikkatli olun, “”Tamam”” işareti (iki parmak daire oluştururken diğer üçü yukarı kalkar), örneğin laponya’da para anlamına gelir, Brezilya’da müstehcendir ve Fransa’da değersiz demektir. Kartvizit alıp verirken kültürel protokollerin farkında olun. Japonya’da kartvizit alıp vermek, selamlaşma ritüelinin bir parçasıdır. Karta saygıyla yaklaşmanız gerekir. Karta bakın. Hemen cebinize koymayın. Birleşik Arap Emirlikleri’nde kartvizitler yalnızca sağ elle değiştirilir. Sol el, kirli el olarak düşünülür. Uluslararası Sunumlarda Farklı Olmak İçin “”Fransa’da yapacağım konuşma için haftalarca çalıştım eaeg30g. ‘Günaydın, burada olmaktan dolayı çok memnunum ve hepinize çok teşekkür ederim, ‘ diyerek başlayacaktım. O kadar gergindim ki öylece kalakaldım, ama sonunda atlattım ve dinleyiciler de çok memnun kaldı. Bu, bana buzları kırmamda yardımcı oldu ve sunumun geri kalanı için gerekli güveni verdi.”” Konuşma tarzınızı ayarlayın. Eğer kendi ülkenizde jet hızıyla konuşmanızla tanınıyor ve takdir ediliyorsanız, anlaşılabilmek için muhtemelen yavaşlamanız ve tane tane konuşmanız gerekecektir. Mümkünse, dinleyicileri kendi dillerinde selamlayın. Notlar hazırlayın. Sunumu daha önemli kılar. Ne de olsa hazırlanmak için çok zaman harcadınız. Espriyle başlarken dikkatli olun. Espri anlayışı evrensel değildir. “

Source

Bir Başkasının Davranışları Rahatsız Ediciyse

“Eğer bir başka insanın davranışı rahatsız ediciyse, bir şeyler söyleme hakkınız olduğunu unutmayın. Eğer konuşmak için sinirliyseniz, öyle değilmiş gibi davranın. İçinizdeki duygular, kendinden emin görünüşünüze yetişecektir. Ben buna “”Öyle hissedene kadar numara yapın,”” derim. Nasıl bir meydan okuyucu olduğunuzu bilin. Bilseniz de bilmeseniz de bir meydan okuma tarzınz vardır. Tarzınızı bulmak, onu değiştirmenin ilk adımıdır. (“”Nasıl Bir Meydan Okuyucusunuz?”” bölümüne bakın.) Bilinçlilik testi yapın. İş arkadaşlarınızdan biri, radyoyu çok yüksek sesle dinlemek gibi sizi rahatsız eden bir şey yapıyorsa, kendinize sorun, “”Bu insan bunu gerçekten kötü niyetle mi yapıyor?”” O insan, davranışının başkalarını rahatsız edip etmediğinden habersiz olabilir. Size göre aşikâr olan şey, başkalarına göre olmayabilir. Dışarıda bir sürü “”bilinçli”” insan olsa da çoğu insan bilinçli davranmaz. Bu insana, kibar ve güçlü bir yolla, sorunun ne olduğunu anlatmanız gerekir. O kişiyle yüzleşmeden önce, ne söyleyeceğinizi düşünün. Konu yüzleşmeye gelince, çoğu insanın dili tutulur. Ama söyleyeceklerinizi planlarsanız, daha rahat olursunuz. “

SALDIRMAK YERİNE NSK

“Bu basit ama etkili model, kelimelerinizi toparlamanıza yardımcı olur what is the agile methodology. Böylece bir şey söylemeye karar verdiğinizde, daha kibar ve güçlü olmaya yatkın olursunuz. Pozitif yüzleşmeler sizi daha çok rahatlatacağı için kelimelerinizi yazmanızı öneririm, böylece pratik yapabilirsiniz. N = Ne Sizi gerçekten rahatsız eden ne? Sorunu tanımlayın. S = Sor Karşınızdakinden’ ne yapmasını veya değiştirmesini isteyeceksiniz? Sorunu neyin çözeceğini bulun. K = Konuş O insanla konuşmanız ve tepkisini görmeniz gerekir. İşte size basit bir senaryo, birçok kurumda yaşanan bir olay. İşte ona uygulanan NSK yaklaşımı: Senaryo: İş arkadaşınız, telefonda özel hayatını planlayarak çok zaman geçiriyor. Dinlemek çok rahatsız edici. NSK Açılımı: N, “”Ne”” sorusunu simgeler. Sizi gerçekten rahatsız eden ne? Sorunu bulun. Karşınızdaki insana, bunu nasıl söyleyeceksiniz? O insana ne yaptığını açıkça söylemelisiniz. “”Birbirimize çok yakın konumdayız ve çok fazla özel alanımız yok. Konuşmaların çoğunu duyabiliyorum ve dikkatim dağılıyor.”” S, “”Sor”” kelimesi içindir. O kişiden ne yapmasını veya neyi değiştirmesini isteyeceksiniz? Bir şey söylemeden önce, net bir çözüm veya öneri aklınızın bir köşesinde olsun. “”Telefondayken biraz daha kısık sesle konuşabilirsen, çok sevinirim. K, Konuş. Karşınızdaki insanın tepkisini öğrenmek için konuşun. Onun, rica ettiğiniz şeyi yapıp yapamayacağını görmeniz gerekir. O kişinin çok daha iyi fikirleri de olabilir. Peki. “

Başkasının davranışını yargılamayın.

“””Ekipteki herkes fazla mesai yaparken, sen mesai bitiminde gidecek kadar düşüncesizsin.”” “”Ofis armağanlarına katılmadığın için çok bencilsin!” Bu tip yargılamalar hiçbir anlam ifade etmez. Yalnızca karşınızdaki insanın savunmaya geçmesini sağlar. Cümlelerinizi “”ben”” diye kurun, “”sen”” diye değil. “”Sen”” ifadesi o insanı suçlayabilir, “”Raporu zamanında teslim etmiyorsun,”” yerine “”Haftalık raporu pazartesi sabahı 1030’da elimde istiyorum.” “

Özür dilemeyin.

“””Bu konuda seni rahatsız ettiğim için üzgünüm. Tam bir baş belası olduğumu biliyorum. Ancak seslere karşı çok hassasım. Sen radyo dinlerken ben konsantre olamıyorum.”” Düşüncelerinizi söylemek için kendinizi aşağılamanıza gerek yok. Uygunsa, yumuşatıcı cümleler kurun More Help. “”Bilerek yapmadığını biliyorum…”” veya ”Kötü niyetli olmadığını biliyorum…”” gibi cümleler kurarak karşınızdakine düşünme şansı vermiş olursunuz. Vücut dilinize dikkat edin. Vücudunuzu kasmayın veya sinirli hareketler yapmayın. Ses tonunuza dikkat edin. Çok yumuşak konuşursanız, korkak bağırırsanız, kabadayı gibi görünürsünüz. “

O kişiyle konuşmak için doğru zamanı seçin ve özel olarak konuşun.

“O kişi, bir yere geç kalmışsa veya bir projeyi zamanında yetiştirmeye çalışıyorsa, onunla konuşmaya çalışmayın. Bunu öğlen yemeğinde de yapmayın. Bir içkiyle rahatlayacağınızı düşünüyor olabilirsiniz, ancak bu, konuşmanın yön değiştirmesine de yol açabilir. Bir uzlaşma noktası bulmaya çalışın. Eğer karşınızdaki tam olarak istediğinizi veremiyorsa, orta bir yolda da mı buluşamıyorsunuz? Karşınızdakini de dinleyin. Onun bakış açısına karşı anlayışlı ve açık olun. “”Ricamla ilgili yapamayacağını düşündüğün şey ne?”” “”Neyi saçma buluyorsun?”” “”Neden böyle söylüyorsun?”” gibi açıklayıcı bir soru sorun. Kendinizi gözlemleyin. Yüzleşmenin nasıl gittiğini değerlendirin. Siz ne öğrendiniz? Nasıl geliştirilebilirdi? Her seferinde doğru sözcükleri seçmede daha iyi olacaksınız ve çok çabuk sinirlenmeyeceksiniz. Karşınızdaki insanı gözlemleyin. İnsanlar bir gecede değişmezler. O insanla tekrar konuşmak zorunda kalabilirsiniz. Konuşmalarınızı gözden geçirin. Eğer gerekiyorsa eklemeler yapın. Karşınızdaki kişi davranışını değiştirirse, ona teşekkür edin. “

Kendinizi iyi hissedin.

“Bazı insanlar bilinçli bir şekilde kaba olmaya devam edebilirler ve sizin yapabileceğiniz bir şey olmayabilir. Ancak en azından, eğer o kişiyle kibar ve güçlü bir şekilde yüzleşirseniz, konuştuğunuz için kendinizi iyi hissedebilirsiniz. Diğer seçeneklerimizi gözden geçirin. Gürültücü bir iş arkadaşından rahatsız oluyorsanız, yeriniz değiştirilebilir mi? Şirketinizde bu tarz kurallar var mı? O kişiyi atlayıp patronu veya şefinizi konuya dahil edebilir misiniz? Bunu yaparken dikkatli olun, geri dönüp sizi vurabilir. Uyumsuz görünebilir veya kendi sorunlarınızı kendiniz halledemiyor durumuna düşebilirsiniz. Nasıl Karmaşa Yaratmayacağınızı Öğrenin Başkaları için karmaşa kaynağı olmamayı öğrenin. Bu kitaptaki çoğu temel bilgi, size ilişkilerinizde yardımcı olacak. Çünkü artık bildiğiniz gibi, küçük şeyler çok önemlidir. _ İnsanları tanıyın ve selam verin. Daha önce bahsettik, ama karmaşayı önleyecek bir numaralı şey, bu bir numaralı şeyi yapmaktır! Çok basit; merhaba, günaydın, iyi günler vb. deyin. İş alanınızı paylaşırken düşünceli olun. Eğer konferans odasını dağıtırsanız, toplayın. Yemeğinizi buzdolabında üç hafta boyunca bırakmayın. Fotokopi makinesinin başındaysanız ve kâğıt bittiyse, yerine kâğıt koyun. İnsanların, başkalarını delirtmek için yaptığı rahatsız edici şeyler, bu tür şeylerdir. “Watch Full Movie Online Streaming Online and Download

Başkalarını Eleştirmek

“Eleştiriyi yapacak doğru kişi olduğunuzdan emin olun. O kişinin patronu veya ekip lideriyseniz, eleştiri yapmak sizin işiniz. Eğer sizin işiniz değilse, talep edilmediği durumlarda fikirlerinizi söylerken dikkatli olun. Çoğu insan bunu kaldıramayabilir. Çalışanları değerlendirmek konusunda firmanızın kurallarını öğrenin. Birisi, olması gerektiği gibi çalışmıyorsa, konuşmayı yazıya dökmek zorunda olabilirsiniz. Departmandaki diğer çalışanlardan, o kişinin performansıyla ilgili bilgi almanız gerekebilir. Bu tip değerlendirmeler için şirketimizin anketleri veya kılavuzları olabilir. İzlemeniz gereken prosedürler varsa, kurallara mutlaka uyun. Kritik eleştiriler için özel bir konuşma yapın. Bir insanın iş performansını, başkalarının önünde eleştirmek uygun değildir. O kişinin performansıyla ilgili sorunun ne olduğu konusunda açık olun. Herkesin “”uykucu”” veya tembel derken ne demek istediğinizi anlayacağını düşünmeyin. Bu tür olumsuz yargılara karşı savunmaya geçmekle kalmayacaklar, aynı zamanda davranışlarını değiştirmeyi gerektirecek temel sorunun ne olduğunu bile anlamayacaklardır. “”Son raporda bir harf hatası var,”” veya “”Katalog ikinci kez gecikti, gibi belirli örnekler verin. “

Olumsuzları, olumlularla dengeleyin.

“Mümkünse kişinin performansıyla ilgili iyi bir şeyler de söyleyin. Bu, karşınızdaki insanın savunmaya geçmesini önleyebilir. “” Bu yazım hataları, senin mükemmel kapanış cümlelerini mahvetmiş.”” Ondan nasıl bir değişim umduğunuzu söyleyin. Tekrar; umduğunuz gelişme veya davranış konusunda açık sözlü olun: “Haftalık toplantılara katılman zorunludur,”” veya “”Haftalık toplantılara daha çok katıldığını görmek isterim.”” Gelişmeyi görmek için bir tarih bildirin. Bu şirket politikasında belirtilmiş veya sizin inisiyatifinize kalmış olabilir. Her iki şekilde de karşınızdakine düzelmesi için ne zamana kadar süre verdiğinizi bildirin. Sonuçlarını söyleyin. Eğer karşınızdaki bir adım ileri gitmeyecekse, bunun ona neye mal olacağını söyleyin. Tekrar; açık olun: “”Zam alamayacaksın,”” veya “”Terfi etmeye hazır olmadığını göstermiş olacaksın.”” Karşınızdakini dinleyin. Karşınızdaki insanın raporu zamanında teslim etmesine neyin engel olduğunu bilmiyor olabilirsiniz. Farkında olmadığınız hafifletici sebepler olabilir. “

Başkalarına Utandırıcı Haberler Vermek

“Mesajınızı anlatmak için ima veya el işaretleri kullanmayın. Basit bir şekilde durumu açıklayın ve sessiz olun: “”Tom, fermuarın açık,”” veya “”Mary, iç çamaşırın görünüyor.” Ona bir not yazın. Eğer not yazarak karşınızdakini daha az utandıracağınıza inanıyorsanız, öyle yapın. Eğer birinin sizinle sorunu varsa, dinleyin. Bir başkası için sorun veya rahatsızlık kaynağı olup olmadığınızı fark etmeyebilirsiniz. “

Başkalarına Zor Haberler Vermek

“Özel olarak konuşun. Ekip arkadaşlarınızdan birine yılın çalışanı seçilmediğini herkesin önünde söylemek istemezsiniz. Ona önce yalnızken söylemelisiniz. Gereksiz cümleler kurmayın. Çoğu insan, “”Sana bunu nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum…”” diyerek konuşmaya başlar. Direkt olup şöyle söylemek daha iyidir’ Kötü haberlerim var…”” veya “”Planda bir değişiklik oldu… ‘ ve hemen konuya girin, Az ve öz konuşun. Gerekiyorsa nedenini de söyleyebilirsiniz. “”Pazarlamada daha deneyimli olduğu için işe Sally seçildi.”” Konumunuzu unutmayın. Kibar, ancak güçlü olun karşınızdaki öyle olmasa bile. “”Kararımızı verdik. Bir sonra 1 pozisyon açığı dokuz ay içerisinde gerçekleşecek. Tekrar deneyebilirsiniz.”” Mümkünse, kişiye seçenek sunun veya yardım etmeyi teklif edin. Bir patron, çalışanına prim alamadığını söyledi, ama onun ilerlemesini önleyen eksikliklerini gidermesi ıçın eğitim seminerleri bulmasına yardımcı oldu. “

İstifa Etmek

“””Patronuma ayrılacağını bildirirken ne diyeceğimi planladığım için çok mutluyum. Eğer planlamasaydım, itibarımı kaybedebilir ve pişman olacağım şeyler söyleyebilirdim. Ne söyleyeceğinizi düşünün. Söyleyeceklerinizi önceden yazarsanız, daha az gergin olmanız muhtemeldir. Bir arkadaşınızla prova yapın. Özür dilemeyin. “”Sizlerden ayrıldığım için üzgünüm…”” diyebilirsiniz. Bu, “”Özür dilerim, benden nefret edeceksiniz, ama…”” demekle aynı şey değildir. Bir kontrat imzalamadığınız sürece, istediğiniz zaman işinizden ayrılabilirsiniz. Vücut dilinize dikkat edin. Sandalyenizde sallanır veya saçlarınızla oynarsanız, az önce çok önemli bir karar almış biri gibi görünemezsiniz. Kendine güvensiz ve gergin görünürsünüz. Çok fazla bilgi vermeyin. Kısa kesin. “”Başka bir fırsatı değerlendirmeye karar verdim,”” yeterli bir açıklamadır. Patronunuza bütün detayları anlatmanıza gerek yok. Ne kadarını paylaşacağınız, o kişiyle olan ilişkinize bağlıdır. Yeterli süreyi verin. İyi bir şekilde ayrılmak istersiniz. Bunu yapmanın en iyi yolu, patronunuza en az iki hafta süre tanımaktır. Patronunuzla iyi bir ilişkiniz olmasa da profesyonelce olan iki hafta süre vermektir. Bazı firmalar, sizin daha erken ayrılmanızı isteyebilir, durum böyle gelişirse, ne hoş. Bazı insanlar, daha fazla zaman vermek için çaba gösterirler, özellikle de patronlarıyla iyi bir ilişkileri varsa. Bir tartışmaya hazır olun. Patronunuzun sorun çıkartabileceğini veya sizi vazgeçirmeye çalışabileceğini düşünüyorsanız, içeriye hazırlıklı girin. “”Endişelerinizi anlıyorum, ancak kararımı verdim.”” Karşınızdaki size ne derse desin, kararınıza bağlı kalın; tabii reddedemeyeceğiniz bir teklif olmadığı sürece. “

Köprüleri yıkmayın.

Kışkırtıcı olduğunu biliyorum ama yapmayın! Ne kadar uzun zamandır, patronunuza küfretmeyi veya kapıyı çarpıp çıkmayı hayal etmiş olursanız olun, yapmayın! Sonraki on dakika boyunca kendinizi mükemmel hissedebilirsiniz, ama sonra muhtemelen üzüleceksiniz. Elde ettiğiniz tek şey, bir referans kaybetmek olacak.

Global İş Dünyası İçin

“İnternet ve sürekli gelişen ticari ilişkiler sayesinde, dünya ve gittikçe küçülüyor; tabii bu anlamayı kolaylaştırıyor demek değil. Çoğu firma, hiç olmadığı kadar uluslararası çalışıyor. Dünya çok kültürlü bir toplum olmaya başlasa da çoğumuz diğer ülkeler, kültür ve adetler konusunda çok az (veya hiç) bilgi ile yaşıyoruz. Ancak bilgisizliğin özrü olmaz; global arenada çalışan işadamlarının uluslararası iş kuralları ve kültürel farklılıklar konusunda daha iyi eğitilmeleri gerekiyor. “

Global iş dünyasında başarılı olabilmek için

“önce kültürel farklılıklardan haberdar olmak zorundasınız, sonra bu farklılıkların, bir ülkenin iş hayatına nasıl yansıdığını anlamalısınız. Uluslararası iş alanlarında nasıl davranacağınızı bildiğiniz zaman, işi idare ederken çok daha rahat olacak, kendiniz ve temsil ettiğiniz firma hakkında olumlu izlenimler bırakacaksınız. Peki kurallar tam olarak nelerdir? Yurtdışına seyahat ederken veya home-officden başka ülkelerdeki meslektaşlarınızla veya müşterilerinizle bağlantı kurarken nasıl davranmanız gerektiğini nereden bileceksiniz? Kurallar, kültürden kültüre değişir. Yine de iş dünyasında başarılı olmak için bazı temel kurallar vardır. Tam bir liste olmamakla birlikte, aşağıdaki bilgiler, tüm kültürler için uluslararası kuralları içermekte ve genelde sorun yaratabilecek durumları anlatmaktadır. “

Zor Durumlarla Başa Çıkmak

“””Gerçekten bir şeyler söylemek istedim. Ama nasıl söyleyeceğimi bilemedim. “” Başkalarının rahatsız edici, dikkat dağıtıcı ve sinir bozucu davranışları karşısında ne yapıyorsunuz? Bu konuda diğer iş arkadaşlarınızla dertleşip asıl kişiye hiçbir şey söylemiyor musunuz? Çoğu insan böyle yapıyor. Sinirden köpürüyor musunuz? Kendinize söz verip, “”Bir dahaki sefere söyleyeceğim!”” mi diyorsunuz? Ancak bir dahaki sefer geldiğinde, kendinizi sus pus otururken buluyorsunuz. Yumruğunuzu masaya vurup başkalarına mı bağırıyorsunuz? Çoğu insan bunu da yapıyor. Ancak daha iyi bir seçenek var. Başkalarının rahatsız edici tavırlarıyla uğraşmanın daha iyi bir yolu var. Çoğu insan, hiçbir zaman benim kibar ve güçlü tavırlar diye nitelendirdiğim yolları kullanarak başkalarıyla etkili bir şekilde nasıl yüzleşebileceğini düşünmez. Ancak neler olduğunu öğrendiğiniz anda, siz de bu becerileri geliştirebilirsiniz. Eğer bu bölümde anlatılan becerileri sık sık deneyebilirseniz (bir gecede kendinizi değiştiremezsiniz), kendinizi havası sönmüş koca bir korkak gibi hissetmeyeceğiniz için daha mutlu olduğunuzu göreceksiniz. Burada değindiğim becerileri uygulayın ve insanlarla yüzleşirken kendinizi çok daha rahat hjssedin. Başkalarıyla, onların o rahatsız edici hareketleri bırakmalarına, işyerinizdeki stresinizi azaltmanıza ve insanlarla olan ilişkilerinizi geliştirmenize olanak verecek şekilde yüzleşmek, sizi daha profesyonel kılacaktır. Hatırlatmalıyım: Bu bölümde verdiğim birçok bilginin detaylarını, Pozitif Meydan Okumanın Gücü isimli kitabımda bulabilirsiniz. “

Ziyaretçi Siz Olduğunuzda

“Alışması gereken taraf sizsiniz. Siz ziyaretçisiniz; davranışlarınızı değiştirmeniz veya adapte etmeniz gerekir. Ülkemize gelen ziyaretçilerden uyumlu olmalarını bekleriz; biz de onlarla uyumlu olmalıyız. Bir deyiş vardır, “”Roma’da Romalı gibi davran.”” Kesinlikle doğru. İyi bir rehber kitabınız olsun. Seyahatten önce iyice okuyun. Bir kültür hakkında ne kadar çok şey bilirseniz, ona alışmanız o kadar kolay olur. Başka ülkeler ve onların âdetleri hakkında detaylı bilgiler içeren pek çok rehber kitap var. Seçtiğiniz kitabın, âdetler kadar para konularıyla da ilgili bazı bilgiler içerdiğinden emin olun. Gitmeden önce bir şeyler okuyun ve yanınıza kitap alın, orada ihtiyacınız olacaktır. İnternet’te araştırma yapın. İnternet’te, başka ülkeler, kültürler ve âdetler hakkında çok fazla bilgi bulacaksınız. İyi, güvenilir bilgiler bulmak için arama motorlarını ve diğer elektronik kaynakları kullanın, nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, bir kütüphane görevlisinden veya internet uzmanı bir arkadaşınızdan yardım isteyin. “

NASIL BİR MEYDAN OKUYUCUSUNUZ?

“#1. Şikâyetçi. “”şikâyetçi””, “” korkak”” demenin kibar yoludur. (Eskiden bu bendim.) Bu kişi rahatsızlık verecek şekilde davranan veya konuşan kişiye meydan okumaz. Ancak kötü hislerinden kurtulmak için şikâyet etmek zorundadır. Bu kişi onu dinleyebilecek herkese; arkadaşlarına, ailesine, iş arkadaşlarına şikâyetlerde bulunur. Ne yazık ki, Şikâyetçinin yaşadığı rahatlama kısa ömürlü olur. #2. Kaçak. Bunlar, onları rahatsız eden insanlara meydan okumak için hiçbir şey yapmayan korkaklardır. “”Çok önemli bir olay değil,”” derler, çok önemli bir olay olduğu halde. Onların parolası, “”Neden yorgan yakalım ki?”” dir. Yalnızca yüzleşmeden uzak durmakla kalmaz, aynı zamanda o insandan da uzak dururlar. Bir insanı incitmekten daha kolaydır, diye düşünürler. #3. Numaracı. İtiraz. İtiraz. İtiraz. Numaracılar, dürüst davranmışlarsa, dürüst davranmadıklarını iddia ederler. Kaçak’ın aksine, Numaracılar acı çektiklerini bile itiraf edemezler. Ne yazık ki bu insanlar genelde sağlık sorunları yaşarlar, hem de kronik bir şekilde. #4. Kabadayı. Sizin yemeğinize el koyan çocuk büyüdü, hâlâ kabadayı ve şimdi iş dünyasında, hem de yan dairede! Bu kişi, davranışını haklı çıkarmak için, “”Hak etmişti!”” diyendir. Kabadayılar, rahatsızlık veren kişinin karşısına çıkarlar ve eğer meydan okunursa, agresifleşirler. Bu kişi hayal kırıklığına uğramıştır ve agresif davranışlar dışında, duygularını nasıl dışa vuracağını bilmez. Kazanmak ister. Tartışma bitmiştir. #5. Yaygaracı. Yaygaracı, olanlardan dolayı mutlu değildir ve mutsuzluğunu ifade etmek için tek bir yol bilir, bağırmak sonra biraz daha bağırmak. Bazen insanlar farkında olmadan Yaygaracı olurlar. Bunlar, bir karmaşaya en iyi niyetleriyle yaklaşan insanlardır, ancak davranışlar, niyetleriyle bağdaşmaz. Üzülür ve kontrollerini kaybederler. Sonra da bağırırlar. #6. Alttan Alıcı. Bu kişi, sözlü veya sözsüz iletişimle niyetinin pozitif olduğunu anlatır: “”Canım, üzgünüm. Biliyorsun ne kadar hassas olduğumu… veya Bu muhtemelen benim sorunum, ama ,..”” veya ”Düşündüm ki, sanırım, yanı belki, ya bana öyle geliyor ki, beni rahatsız eden şey veya şöyle diyordur, “”Söylediğine alındım, ama rahatsızlık veren kişi onu duyamıyordur, çünkü bunları söylerken kafasını önüne eğmiştir ve sesi çok az geliyordur. #7. Biriktirici. Bu kişi, bir süre sessizce acı çeker, sonra aniden BAM! Biriktirici, gerçek olayı göz ardı eder, kaynama noktasına ulaşır ve sonra başka bir konuda patlar. Gerçek duygular bir şekilde su yüzüne çıkar, ama çoğu kez çatışmanın daha risksiz olduğu alanlarda. Peki siz kimsiniz? Bu yedi insan tipinin amacı, kim olduğunu bulmak değil, çok sık yaşanan negatif davranışların farkına varmanıza yardımcı olmaktır. Kendinizi tek bir profilden fazla insan tipi içinde tanımlayabilirsiniz. Bu çok doğaldır. Ancak biraz deneyimle yüzleşmelere yeni ve daha iyi bir yaklaşım geliştirebileceğinizi unutmayın. “

Firmanızın sağlayacağı her türlü eğitim fırsatından faydalanın.

“Global iş dünyasıyla ilgilenen çoğu firma, çalışanlarına uluslararası iş hayatıyla ilgili seminerler ve eğitimler sağlıyor. Ayrıca birçok üniversite, global iş dünyası ile ilgili dersler veriyor. Çoğu şirket, bu tür eğitim masraflarını karşılıyor. Temel bilgileri iyi kavrayın Ülkenin tarihi ve coğrafyasıyla ilgili biraz bilgi edinin; dini inançları ve adetleri, para birimi, politikacıları veya ünlü kişileri, sosyal yapısı -örneğin kadınların rolü- ve patronla çalışan arasındaki ilişki gibi iş kültürüne dair bilgiler. Ziyaret ettiğiniz ülkenin yasaklarını öğrenin. içkinin dine aykırı kabul edildiği bir ülkeye içki götürmeye kalkmayın. Global selamlamaları öğrenin. Kimseyi iyi el sıkışmıyor diye yargılamayın. Her kültür el sıkışmaz veya el sıkışsa bile, bu sıkça yaptıkları bir şey olmayabilir. Dünyanın başka yerlerinde öpüşebilir, sarılabilir veya başınızı eğebilirsiniz. Başka iş kültürlerinin sizin tarzınızda çalışmasını beklemeyin. Çoğu kültür, iş hayatına aynı değeri vermiyor veya aynı yönetim tarzlarına sahip değil. Diğer kültürlerin, sizin tarzınızı aynen uygulamasını bekleyemezsiniz. “

Gruplama tekniğini kullanın.

” Eğer yazıyı üç bölüme ayırmak sorun oluyorsa, gruplama başlamanıza yardımcı olabilir. Gruplama, bir konu hakkında ne bildiğinizi ve hangi konuların ek araştırma veya bilgi gerektirdiğini anlamanıza yardımcı olur. Bir kâğıdın ortasına ana konuyu yazın. Sonra bırakın düşünce Ve fikirleriniz geldiği gibi kâğıda aksın. Kilit kelimelerin etrafına, aklınıza gelen tüm cümleleri ve önemli noktaları yazın. Sonra ihtiyacınız olmayan kısmı silebilir ve ilk taslağı yazmaya başlarken gruplarınızı düzenleyebilirsiniz. İlk taslakta doğru yazmayı beklemeyin. Kelimelerinizi kâğıda dökmek Ve başkalarının bunu anlaması, zaman alabilir. “