SORUMLULUKLARI AZALTARAK BAŞARIYI ÖDÜLLENDİRİN

Üst düzey yöneticiler, müdürler ya da küçük işletme sahipleri bana katılacaktır: Doğru görevde bulunan doğru insanlar şirketin başarısı için şarttır. Hepimizin bildiği gibi, yetenekli biri bir işte usta olduğunda, daha fazla sorumluluk, daha fazla eleman ve daha büyük bütçe içeren yeni bir göreve terfi eder. Peki, sırf şirketin bir bölümü büyüdüğü için görevin gerektirdiği sorumluluklar her yıl bir buçuk kat artıyorsa ne yaparsınız?

İnsanların şirketinizle aynı hızda büyüyüp yine de başarı için şart olan keskin odağı koruyabileceklerini sanıyorsanız, hayalkırıklığına uğrayacaksınız demektir. Bir iş hızlı büyüdüğünde, çoğu görevin sorumluluğu da katlanarak büyür. Bu durumda en hırslı, en çalışkan insanın bile kişisel kariyer gelişimini feda etmeden ya da kendini tüketmeden baş edemeyeceği kadar büyük ve karmaşık bir hale gelir.

Çalışanların başarıya ulaşmasını zorlaştıran bir yapıya sadık kalmaya çalışmak hiç mantıklı değildir. Organizasyonuzun yapısı çalışanlarınıza karşı değil, onlarla birlikte evrim geçirmeye yönelik olmalıdır.

Hızlı büyüyen bir şirket olarak karşı karşıya kaldığımız en büyük ve en problemli kültür sorunlarından biri budur. Bulduğumuz çözüm ise, bölümlendirme.

Satıştan başlayarak organizasyonun bütün unsurlarına yayılan bölümlendirme, strateji olarak şirketi başarıya götüren yolların önünü açtı. Ancak şirket büyümeyi sürdürdükçe, bölümlendirmenin çalışanlarımıza gelişme yolunda yeni bir heves ve olanak yaratmak için yöntem oluşturduğunu da fark ettik. Hem de daha dar bir sorumluluk alanında daha iyi odaklanma imkânı veriyor. Dell’de odağın genişlemesi hemen her zaman daha fazla büyüme anlamına gelir.

Bir görevin bölümlendirilmesi birkaç şekilde olur. Yeni yetenekleri ve/veya bir birimi aramıza katarken, ürün organizasyonunu ya da işlevsel bir birimi bölümlendirirken, yapının daha idare edilebilir olmasını ve iş fırsatlarına daha iyi odaklanmasını sağlayacak bir yapı oluştururuz. Bu, çalışanlarımızın memnun kalmalarım, gelişmelerini ve yüksek büyüme hızını korumamızı sağlar.

İlk uygulamaya geçtiğimiz dönemlerde bazılarının haklı olarak akılları karışmıştı. Sorumlulukların azaltılmasının, aşağı çekme, memnuniyetsizlik ya da başarısızlık olarak algılanması alışılagelmiştir. Başka şirketlerde insanlar altlarında çalışan kişi sayısı ya da kazandıkları parayla değerlendirilirler. Dell’de ise başarı, yaptığınız işin yarısını elinizden almamızı gerektirecek kadar hızlı büyümek demektir. Bir grubu ikiye, hatta üçe böldüğümüzde bile, kurulan yeni grup genellikle ilk grubun iki yıl önceki durumuna oranla iki kat daha büyük olur.

Çalışanlarımızın kaygılarını bertaraf etmek için faydalı bulduğumuz yöntemlerden biri organizasyon yapısını geleceğe göre düzenlemekle kalmayıp bu “gelecekteki durumu” şirket geneline detaylı olarak aktarmaktır. Bu uygulama durmadan bölünerek çoğalan kurumsal ayarlamayı mümkün kılıyor. Yapısal değişiklikler belli bir tarihte değil, o tarihe kadar tamamlanıyor.

Kurduğumuz bu iletişim bugüne dek çalışanlarımız için yararlı oldu çünkü büyümenin kendi görevlerinin getirdiği fırsatlara ve kariyerlerine somut etkisini önceden görebildiler.

Görev bölümlendirmesi geleneksel iş uygulamalarına tamamen terstir. Ama altında yatan mantık son derece akla uygun: İyilerin gelişmesini ve bizim gelişmemize de katkıda bulunmasını istiyoruz. Bir çalışanın becerileri ile uyuşacak anlamlı yeni görevler yaratma konusunda bildiğimiz en iyi yöntem bu. İnsanların süpermen olmalarını beklemek hiçbir katma değer getirmiyor. Beklediğiniz buysa, başarısız olmalarını da bekleseniz iyi olur.

Görev bölümlendirmesi zayıf yönlerimizi saptamamızı sağlayarak kurumsal stratejimize de fayda sağlıyor. Bölümlendirmeyi düşünmeden önce fînans ya da pazarlama alanında yetersiz kaldığımızı fark etmeyebiliriz. Bölümlendirmeye gittiğimizde yeni sorumlulukları üstlenecek yeterli sayıda elemana sahip olmadığımızı görebiliriz. Bir “sağlama sistemi” olarak son derece pratik.