TEK EKİP VE TEK STRATEJİ OLUŞTURUN

Doğru insanları bulma ve işe alma becerisi, şirketinizi vezir de eder rezil de. Durum bu kadar basittir. İşletmemiz yaşam döngüsünün hangi noktasında olursa olsun, üstün yetenekleri aranıza katmak en büyük Önceliğiniz olmalı. Bu aynı zamanda ulaşılması en güç hedeflerden de biri.

1994’te Dell’in üç yıllık planına bakarak yılda yüzde 4O ile 50 arasında büyüme potansiyelimiz olduğunu gördüğümü anımsıyorum. Bu, sadece iki yıl içinde şirketin iki kattan fazla büyüyeceği anlamına geliyordu. Üç milyar dolarlık bir şirketi yürütmek bizim için yeterince büyük bir mücadeleydi. Yedi milyara, hatta 10 milyara varmak için pek çok yeteneği daha aramıza katmamız ve yetiştirmemiz gerektiği ortadaydı.

Dell’de bizi birbirimize bağlayan şey, direkt modele olan inancımızdır. Bunu çalışanlar açısından ifade ettiği anlam şudur: Birbirine karşı sorumluluk, sonuçlar konusunda yükümlülük ve gerçekler ile verilerin doğru değerlendirilmesi. Zaman içinde, tek noktaya yoğunlaşmış lazer-odaklı bir strateji geliştirdik; bunu küresel organizasyonun tümüne sürekli ve bütünüyle açıklamaya büyük çaba gösteriyoruz. Şirketin hedeflerine ulaşılmasına dayalı, müşterilerimiz ve hissedarlarımız için yaştattığımız değere doğrudan bağlı kıstaslar belirledik. Hedeflerimizi açıkça ortaya koymak için de elimizden geleni yapıyoruz. Dell’de yetişenler sonuca yönelik, kendine güvenen ve lider ruhlu kimseler. Onlara işi belli bir yöne götürmek için yetki veriyor, hedeflerine ulaşmaları için gereken araçları ve kaynakları sağlıyoruz.

Birini ister en alt düzey ister en büyük gruplannızdan birini yönetmek için işe alıyor olun, 0 kişinin şirketin felsefesi ve hedefleri ile aynı paralelde olması gerekir. Eğer bu kişi şirketinizin değerleri ve inançları ile uyumlu bir şekilde düşünüyorsa, şirketin ne yaptığım ve neyi amaçladığını anlıyorsa, sadece kendi kısa vadeli amaçlarına ulaşmakla kalmayıp kuruluşun daha büyük hedeflerine de katkıda bulunacaktır. Şöyle düşünün-. Dell’de en değer verdiğimiz şeylerden biri üstün müşteri deneyimi sunmaksa ve telefonu açan kişi kaba ve dostane olmayan bir tutum sergiliyorsa ya da telefonu beklemede çok uzun tutuyorsa, işimiz biter. Bu durumda satış temsilcisinin ne kadar bilgili olduğunun, ürünün ne kadar çabuk teslim edildiğinin, müşterinin üründen ne kadar memnun kalacağının hiç önemi kalmaz. Müşteri çoktan telefonu kapamıştır bile.

Bu, tek bir “doğru” kişi ya da kişilik arıyoruz anlamına gelmiyor, “sürü” düşüncesini de destekliyor değiliz. Çalışanlarımızın hayalgücü ve yaratıcılığı olmadan hayatta kalamazdık. Ancak şirketteki herkes müşteriye yönelik bir odaklanma içinde hareket ediyor. Işte bütün farkı yaratan bu.

Her düzeyde eleman şirket stratejinizi ileri götürmeye ve o anda sorumluluk sınırları dahilinde olmayan hedeflere ulaşmaya az ya da çok katkıda bulunabilir; ancak şirketiniz uzun vadeli büyümeye ve gelişmeye gerçekten baş koyduysa. İşte bu yüzden işe alımlarınızı oyun başlamadan önce yapmalısınız.